Karoşi : Çok çalışmaktan ölünür mü ?

Karoşi hastalığının tam olarak tanımı çok çalışma sonucu ölümdür. Japonya’da daha çok karşılaşılan bir durum olan “aşırı çalışmaya bağlı ölüm” anlamına gelen “karoşi” kelimesi, yine Japoncada “gönüllü olarak aşırı çalışmak” anlamına gelen “karo” kelimesinden türetilmiştir. Karoşi, bir başka ifadeyle, aşırı çalışma sonucu aşırı yorgunluğa bağlı yaşamsal fonksiyonların işlemez hale gelmesidir.

karosi-cok-calisma-hastaligi

Japonya’da ilk vaka 1969 tarihinde, bir gazetede dağıtım servisinde çalışan 29 yaşındaki erkek bir işçide görülüyor. Aşırı mesai sonrası aniden beyin kanaması geçirerek ölen bu işçi sonrasında zamanla bu kavram iş hayatında da kabul edilir hale geliyor.

Çok çalışmaya bağlı ölümler pek tabi ki sadece Japonya ülkesi ile sınırlı kalmayıp da başka ülkelerde de yaşanmaya başlayınca, karoşi kelimesi de günümüzde Türkçeden İngilizceye, Fransızcadan Almancaya bir çok dilde kendine yer buldu.

Karoşi ölümleri sadece dillerde kelime hazinelerinde değil de aynı zamanda yasalarda da yerini bulmaya başladı diyebiliriz. Örneğin, Japon yasalarına göre aşırı çalışma sonucu ölümlerde, eğer ki firma ve hatta devlet sorumlu bulunursa, ölen personelin ailesine yüksek miktarlarda tazminat ödenebilmektedir. Ve hatta Japonya’da günümüzde her yıl, karoşi sonucu ölüm iddiasıyla açılan tazminat talep ve davaları da her yıl kendi rekorunu kırmaktadır. Japonya Çalışma Bakanlığı verilerine göre, 2015 yılında karoşi vakalarının çoğu sağlık sektörü, sosyal hizmetler, taşımacılık ve inşaat sektörüyle ilgiliydi. Japonya’da, işçi hakları savunucuları ise hükümetin yeterli önlemi almadığını savunuyor, çünkü asıl sorunun çalışma saatlerinin azaltılması gerekliliği olmasına rağmen bu konuda hükümetin hiçbir şey yapmadıklarını vurguluyorlar. Japonya’da çalışma saatleri ile ilgili bir yasal düzenleme yoktur. 1980’den günümüze karoşi vakaları incelendiğinde, ölenlerin %95’inin beyaz yakalı orta yaşlı erkek personel olduğu tespit edilmiştir. Günümüzde ise bu oranın %20’sini kadınlar oluşturmaktadır.

Japonya Çalışma Bakanlığı iki çeşit karoşi ölümü tanımlamaktadır :
1 – Karoşi : Aşırı çalışma sonucu oluşan kalp damar hastalıkları ya da beyin kanaması sonucu ani ölüm
2 – Karoşi : Aşırı iş yüküne ve baskıya bağlı zihinsel stres sonucu intihar

Uluslararası İş Örgütü (ILO) da, 1993’de Japonya’dan bile önce “karoşi” sözcüğünü de kullanarak bu ölüm şeklini raporunda tanımlamıştır. Üstelik 2013 yılında yaptığı çalışmada da, karoşi olarak onaylanmış vakaları da incelemişlerdir. Örneğin;
– 22 yaşında bir hemşirenin 34 saatlik görevi sonrasında kalp krizi geçirerek ölmesi,
– 34 yaşında bir gıda şirketi çalışanının sadece 1 haftada toplamda 110 saat çalışması sonucu kalp krizine bağlı ölümü,
– 37 yaşında bir otobüs şoförünün aralıksız izinsiz sürekli çalışmasına bağlı, bir yılda 3000 saatten fazla çalışması nedeniyle felç geçirmesi ve sonrasında ölümü.

Özellikle son yıllarda, 29 yaş ve altında aşırı çalışmaya ve aşırı iş yüküne bağlı intiharlar ciddi düzeyde artmıştır. Sadece Japonya’da değil, örneğin çok yakın bir geçmişte Fransa’da da France Telecom firmasında da, aşırı çalışmaya bağlı çok sayıda intihar yaşanmıştır. 2008-2009 yıllarında tam 20 ayda 25’in üstünde çalışan intihar etmiştir. Bir çok çalışan, veda mektuplarında da açık bir şekilde, şirkette gördükleri baskılar ve aşırı iş yükleri sonucu intihar ettiklerini dile getirmişlerdir.

Aslında “karo” kelimesi “gönüllü olarak aşırı çalışmak” iken, çalışanların bir çoğu fazla mesai yapmaya, firmalar ve hayat şartları yüzünden mecbur bırakılıyorlar, ve hatta bir çok ülkede ve firmada da fazla mesai ücreti bile ödenmemektedir. Japonya başta olmak üzere, bir çok ülkede de insanlar işlerini ailelerinin, sosyal hayatlarının, hayatta zevk alarak yaptıkları tün aktivitelerin üstünde bir yere oturtuyorlar. Çok çalışmak ve ağır iş yükü, sadece kalp damar hastalıklarına ya da beyin kanamasına neden olmaz. Aynı zamanda insanın psikolojik sorunlar ve hastalıklar yaşamasına da neden olur. Çünkü, aşırı çalışan bir kişide uykusuzluk, yorgunluk, fiziksel ve ruhsal bitkinlik gözlenir, stres düzeyi her geçen gün artar ve depresyon, anksiyete gibi sinirsel hastalıklara da davetiye çıkar. Dahası insan uyumaya bile vakit bulamazken, çevresine ailesine hiç vakit ayıramaz, kendi içine kapanır ve ciddi iletişim sorunları yaşamaya başlar.

Karoşi, “ani tükenme sendromu” olarak da tanımlanabilmekte olup, en gözlenebilir belirtileri ise, aşırı yorgunluk, baş, boyun ve kas ağrıları, göğüste ağrı, keyifsizlik, hafızada yaşanan sorunlar, moral bozukluğu, sürekli yaşanan tedirginlik ve gerginlik hissidir.

Karoşi’yi önlemek hükümetlerin ve şirketlerin görevidir aslında. Çalışanların mesai saatleri düzenlenmeli, normalde iki ya da üç personel ile yapılacak işler bir tek çalışana yükletilmemeli, yıllık izin günü sayısı da yeterli miktarlarda tutulmalıdır. En önemlisi de işveren – işçi arasındaki diyalog sağlanmalıdır.

Yazan ve Derleyen : Nur B.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.