Kalp Yetmezliği ve Nedenleri

Ülkemizde iki milyonu geçen kalp yetmezliği hastasının önümüzdeki dönemde daha da artması bekleniyor çünkü insanlar gerekli önlemleri almıyorlar. Kalp yetmezliği büyük oranda önlenebilir bir hastalıktır. Doğru yaşam şekliyle önlenebilir veya risk ciddi düzeylerde azaltılabilir. Diğer taraftan kalp yetemezliği geliştikten sonra da eğer hastaların belirtileri fark etmeleri ve derhal tıbbi yardım almaları sağlanabilirse erken tedavi başlanmış olur.

kalp-yetmezligi

Kalp Yetmezliği Nedir?
Kalbin kasılıp, gevşeme gücünde azalma veya pompaladığı kan miktarının azalmasından kaynaklandığı söylenebilir. Hasta açısından bakıldığında yetmezlik kalbin görevini tam yapamamasından dolayı çabuk yorulma, nefes açlığı çekmesi veya bacaklarda şişme şeklinde görülür. Kalp yetmezliği kişinin normal hayatını idame ettiremediği bir sorundur. Yakınlarına yük oluşturur.

Ne Kadar Sık Rastlanıyor?
Aslında gelişmiş ülkeler dahil tüm dünyada teşhis konulan hasta sayısı giderek artmaktadır. Dr. Muharrem Kaya’ya göre 10-15 sene içinde toplum sağlığını tehdit eder boyutlara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Ömür boyu tedavi gerekmesi, sık hastaneye yatma gereksinimi, ileri teknoloji cihazların kullanılması gibi sebeplerle ülke ekonomisine de yük oluşturmaktadır.

Kalp Yetmezliği Nedenleri
– Kalbin yapısal hastalıklarının daha iyi tedavi edilebilmesi.
– Şeker hastalarının daha erken teşhis edilip tedavi edilmesi
– Ortalama ömrün uzaması
– Hekime daha rahat ulaşılabilmesi

Kimlerde Olur?
– Yüksek tansiyon
– Şeker; kalbin kasları ve damarlarına zarar verebilir
– Şişmanlık; Gereksiz fazla yük oluşturur
– Böbrek yetmezliği; tüm doku ve organları etkiler
– Kalp kapak bozuklukları; genellikle romatizmal sebeple oluşur
– Miyokarditler; virüslerle oluşan seyrek görülen bir hastalıktır
– Yetersiz beslenme
– Genetik yatkınlık
– Sigara veya diğer tütün ürünleri tüketimi
– Fazla tuz tüketimi
– Gibi hastalıklar başlatıcı faktör olabilmektedir.

Ülkemizde daha erken yaşlarda görülmesinin en önemli nedeni genç nüfus yoğunluğunun gelişmiş ülkelere kıyasla daha fazla olmasıdır. Halihazırda hasta olup ta teşhis konmamış hasta oranının % 5 ler düzeyinde olduğu düşünülmektedir.
Dr.Muharrem Kaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.