Gebelikte Daha Fazla Folik Asit Çocukları Yüksek Tansiyona Karşı Koruyor

8 Mart 2017 Çarşamba(Healty Day News) gebelikte yüksek folik asit seviyeleri, annelerinde kalp hastalığı risk faktörleri olduğu taktirde bir araştırmaya göre çocuklardaki yüksek tansiyon riskini azalttığı saptanmıştır.
Boston üniversitesinden bir çocuk doktoru olan kıdemli yazar Dr. Xiaobin Wang, “çalışmamızda, yüksek tansiyonun başlangıçtaki yaşam kaynakları hakkında daha fazla kanıt var” dedi.

Çalışma, 8 Mart tarihinde American Journal of Hypertension’ da yayınlandı.

Wang, gazetelerden bir haber bülteninde “ bulgularımız, erken risk değerlendirilmesinin, gebelik öncesi ve gebelik sırasında müdahalenin yüksek tansiyonu ve bunun yaşam boyu yaratacağı sonuçları önlemede yeni sonuçlara sebep olabileceğini ortaya koyuyor” dedi.

Wang ve araştırma arkadaşları Boston Tıp Merkezi’ ndeki doğumlardaki yaklaşık 1300 anne çocuk çifti verisini inceledi. Anneler ve çocuklar 2003 ile 2014 yılları arasında takip edildi. Bu grubun üçte ikisi siyah, yüzde yirmisi Hispanik’ tir. ( Hispanik Meksika ve Orta Amerika’ daki bazı Latin Amerika ülkeleri halklarına ABD’de verilen isimdir.)

Araştırmacılar bir kadının folik asit düzeyleri ve yüksek tansiyon, diabet ve obezite dahil olmak üzere kalp hastalığı risk faktörlerine, tek tek hamilelik döneminde çocuğun kan basıncında bir etkisi olup olmadığını görmek istediler.

Çocukların yaklaşık yüzde yirmi dokuzunun sistolik kan basıncını üç ile dokuz yaş arasında yükseltti. Yüksek tansiyonlu çocukların gebelik öncesi obezite, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı olan anneleri olma olasılığı daha yüksekti.

Bu çocukların doğum ağırlığı düşük, vücut kütle indeksi (BKİ-Boy ve kilo bazında vücut yağının tahmini) daha yüksekti.

Gebelik sırasında yüksek folik asit seviyeleri, kalp hastalığı risk faktörleri olan annelerin çocukları arasında yüksek kan basıncı riskini yüzde kırk azalttı.

Bununla birlikte, bir annenin folik asit seviyeleri tek başına bir çocuğun kan basıncı ile bağlantılı değildir. Çalışmada, folik asitin bir fark yaratması için kalp hastalığı risk faktörlerine de sahip olması gerektiği bulundu.
Çalışma sadece bu faktörler arasında bir bağlantı bulmak üzere tasarlanmıştır; bir sebep sonuç ilişkisi kanıtlanmamıştır.

Kaynak: American Journal of Hypertension, Haber bülteni, 8 Mart 2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.