Depresyondan Korunmak İçin Bilinmesi Gerekenler

Depresyon, insanların nasıl hissettiğini ve hareket ettiğini etkileyen yaygın ve ciddi bir tıbbi durumdur. Depresyon hali ruhsal rahatsızlıkların yanı sıra fiziksel problemlere ve hayatın her alanında sorunlara neden olabilir.

Birçok insan depresyonlarını tedavi etmek için anti depresan gibi ilaç tedavilerine başvurmaktadır ancak ilaçların yan etkilerini azaltacak doğal yöntemlerde bulunmaktadır.

Depresyon akıl hastalıklarının en yaygın olanıdır. Amerikan Psikiyatri Birliği, depresyonun her yıl 15 kişide 1’i etkilediğini ve 6 kişiden 1’inin hayatları boyunca bir kere depresyon yaşayacağını tahmin etmektedir.

Depresyon her yaş grubundan insani etkileyebilecek olsa da genellikle ilk kez gençlikte ve 20li yaşların başında geçirilir. Ve kadınlarda erkeklere nazaran depresyon daha sık olur.

Depresyondan korunma ile ilgili hızlı gerçekler:

-Fiziksel ve zihinsel sağlığın korunması için uygun bir diyet şarttır.
-Depresyonu olan kişiler, sıklıkla durumlarını daha da kötüleştiren tetikleyicilere sahiptir.
-Birçok doğal teknik ve yaşam tarzı değişiklikleri depresyonun yönetilmesine yardımcı olabilir.

1. Stresten Kaçınmak
Depresyon nasıl önlenir? Stres ve depresyon birbiri ile bağlantılı sorunlardır ve bunların ortaya çıkmasına farklı farklı sebepler neden olabilir. Bir kişinin hayatındaki stres ve kaygının depresyonla yakından ilişkili olduğu düşünülmektedir.

2012 yılında veterinerlik öğrencileri tarafından yapılan bir çalışma stresin ruh sağlığı, yaşam kalitesi ve genel sağlık durumu üzerinde olumsuz etkisi olduğu bulunmuştur.

İş, eğitim, aile hayatı veya ilişkiler gibi çeşitli faktörler strese neden olabilir. Bu stresli durumları ortaya çıktıklarında yönetmek ve ele almak önemlidir.

2. Egzersiz Yapmak
Egzersiz yapmak sağlıklı bir vücudun yanı sıra kişiye depresyonu önleme konusunda da yardımcı olmaktadır. Düşük ve yüksek yoğunluklu bütün egzersizler depresyonu önlemede yardımcıdır.

Yüksek yoğunlukta yapılan egzersiz vücutta endorfin hormonu salgılanmasını sağlamaktadır. Endorfin mutluluğu arttıran ve stresi azaltan bir hormondur.

Uzun bir süreye yaygın olarak yapılan düşük yoğunluklu egzersizler ise protein salınımına yardımcı olur. Protein salınımı beyin fonksiyonlarının iyileşmesini ve iyi hissetmeyi sağlar.

Depresyonda olan pek çok kişinin egzersiz için motivasyonu düşüktür, bu nedenle 5 dakikalık bir yürüyüşle veya keyifli bir aktivite ile başlamak ve önümüzdeki günlerde, haftalarda ve aylarda egzersiz süresini kademeli olarak arttırmak iyi bir fikirdir.

3.Dengeli ve Düzenli Beslenmek
İngiliz Diyetisyenler Derneği (BDA), depresyon yaşayan insanların aynı sorunu yaşamamalarına yardımcı olacak bazı beslenme alışkanlıklarını şu şekilde özetlemektedir;

-doymamış yağ içeren besinleri zeytinyağı ile tüketerek ve beslenmeye fındık ve tohum eklemek
-tahıl, meyve ve sebze tüketimini arttırmak
-işlenmemiş et ve hamur işlerinde bulunan trans yağlardan kaçınmak
– triptofanlı protein içeren besinler tüketmek (balık, kümes hayvanları, yumurta gibi)
-haftada en az iki kez omega 3 içeren balık tüketmek veya gıda takviyesi yoluyla almak
-günde 6-8 bardak su tüketmek
-kafein içerin içecek tüketimini azaltmak

4. Düzenli Uyumak
Yeteri kadar uyuyamamanın insanlar üzerinde hem psikolojik hem de fiziksel olarak önemli bir etkisi vardır ve bu etki de depresyonla ilişkilidir.

Ayrıca depresyonda uykusuzluğa neden olabilir. Fakat kaliteli bir uyku için kişilerin yapabileceği bazı uygulamalar bulunmaktadır. Bunlar;

-Uyku(yatma) rutini oluşturmak
-Yatmadan hemen evvel elektronik eşya kullanımı bırakmak
-Uyumaya geçmeden evvel 30 dakikalık rahatlama egzersizi yapmak veya kitap okumak
-Yapılan egzersiz ve okuma işe yaramadıysa sessiz sakin bir ortama geçerek egzersiz miktarını arttırmak
-Nefes egzersizi yapmak (burundan yavaşça nefes alıp ağızdan vererek) ve nefes alma esnasında alçalıp yükselen karnı izlemek, takip etmek

5.Alkol ve Uyuşturucu Kullanımından Kaçınmak
Alkol ve diğer uyuşturucu madde kullanımları ile depresyon, anksiyete bozuklukları arasında yakından bir ilişki bulunmaktadır.

Amerika Anksiyete ve Depresyon Derneği, depresyonu olan kişilerin yaklaşık yüzde 20’sinin de alkol veya uyuşturucu kullanımı olduğunu tahmin ediyor.

Çoğu insanda normal miktarda alkol kullanımı herhangi bir sorun teşkil etmezken depresyonda bir insanda normal karşılanacak miktarda alkol bile depresyon bulgularının kötüye gitmesine neden olabilir.

Bu durum bir kısır döngüye dönüşebilir. Ancak her iki sorunla da doğal yollarla baş etmek mümkün.

Örneğin bilişsel davranışçı terapi bu tür durumlarda düşünme kalıplarının değiştirilmesini tavsiye eder. Pek çok insan bu şekilde 12 ila 16 hafta arasında olumlu sonuçlar almaya başlamıştır.

6. Terapi
Davranışçı bilişsel terapi depresyonun atlatılması için ilaç tedavisinde çok daha etkili bir yöntem olan konuşma ile insanlara yardım eder. Davranışçı bilişsel terapi gibi konuşmaya dayalı başka tekniklerde bulunmaktadır. Bu aşamada kişiye depresyon tanısı koyan doktor en makul yöntemi tercih edecektir.

Çoğu zaman insanlar, bir danışman ya da terapist gibi eğitimli bir yabancıyla aile ve arkadaşlarla konuşmaktan daha rahat bir şekilde konuşabilir. Bu sayede kişiler semptomlarını daha farklı yollarla tanımlayıp paylaşabilir.
Konuşma terapisi genellikle bireysel olarak tercih edilse de bazı durum ve kişilerde grup terapisi de tercih edilmektedir.

7. Yaygın Tetikleyicileri Önlemek
Kişi mümkün olduğunca kendi depresyonunu başlatan, tetikleyen şeyleri tespit etmeli ve bunları önlemelidir. Bunu yapmak her zaman kolay olmayabilir hatta bazı durumlarda neredeyse imkânsız olabilir.

Örneğin kişinin tetikleyicisi belli bir kişi veya bir grup insan ise bu tetikleyicilerden kaçınmak için kar zarar hesabı yapmak zorunda kalabilir. Yada kişinin bırakamayacağı bir iş tetikleyicisi olabilir. Bu gibi durumlarda etraflıca düşünerek karar verilmelidir.

Bununla birlikte, en önemli şey, bireyin kendi depresyonunu neyin tetiklediğini tanımlaması ve bunları mümkün olduğunca yönetme ve bunlardan kaçınmanın bir yolunu bulmasıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.