Darbe Sonrası Toplum Psikolojisi

Her on yılda bir gelen darbelerin sonuncusu biraz daha uzun bir süreden sonra geldi, doğal olarak toplumun önemli bir kesimi darbenin neler getirip neler götüreceğini bilmiyor. Gençliğini 1980 li yıllarda geçirenlerin ancak bileceği ağır travmanın etkileri hala devam ediyor. Ancak bu darbe diğerlerinden çok farklı oldu. Gezi olayları sayesinde halkın yanlış bulduğuna karşı çıkıp sokakların sahibinin halk olduğunu öğrenmiş olması 15 Temmuz darbe girişimini sonuçsuz bıraktı.

darbe-sonrasi-toplum-psikolojisi

Türkiye’nin gördüğü en büyük halk hareketi yani demokratik eylem gezi parkı eylemleridir, büyük olması kadar ilki olduğu da söylenebilir. Bu eylemin oturtmuş olduğu kültür 15 Temmuzda da ülkemizin demokrasi kültürüne ve geleceğine çok şey kattı.

Her ne kadar bir çok konu uzmanı darbeye bu kadar yaklaşılmış olmasının toplum psikolojik durumu üzerinde ağır iz bıraktığını söylese de gerçekte toplumun önemli bir kesiminde kendine güveni geliştirmiştir. Belki bankamatik sırasında para çekmek için çabalayan yada benzin almak için kuyrukta bekleyenlerin ruh hali demokratik bir bireyde olmaması gereken şekle girmiş olabilir ancak önemli bir kitlede aksi yönde olumlu etkiyle kendine güven gelmiştir.

Evinde eşiyle çocuğuyla paylaşabileceği güncel konular pik yapmış ve bu sayede birbirlerini ve görüşlerini desteklemiştir. Bu ortak davranış sayesinde bir çok aile ailecek eyleme katılmış ve bu acıyı birlikte yaşamışlardır.

Sorun hala bitmiş değil artçı depremleri farklı olarak devam ediyor. Ancak bu artçılar daha çok topluma moral enjeksiyonu şeklinde oluyor. Her ne kadar tüm partiler desteklemese de olağan üstü hal uygulaması hafif düzeyde bir gerginliğe neden olabilecek gibi görünüyor.

Toplumun ve bireylerin psikolojik halinin daha sağlıklı olması için hükümet şunları aralıksız sürdürmelidir;

Güven telkin edilmeli
– Ayrıştırıcı değil her kesimi birleştirici bir dil kullanılmalı.
– Sokak eylemleri sürdürülecekse diğer partiler de davet edilmeli ve şenlik havası verilmeli.
– Sosyal medyada çıkan yalan yanlış bilgilerin doğruları anlatılmalı
– Sokakta daha fazla durmanın gereğinin kalmadığının anlatılması.
– Suçluların hukuk karşısına çıkarıldığının televizyonlarda gösterilmeli
– İtiraflar halkla paylaşılmalı
– Standart günlük yaşamın normale döndüğü medya aracılığıyla sıkça gündeme getirilmeli
– Darbeyi yapanların yenilmekten öte ağır yara aldıkları anlatılmalı
– Toplum ileri gelenleri ve uzmanlar yapılanların yerinde olduğunu anlatmalı
– Kurunun arasında yaşın da yanmadığı sıkça açıklıkla ifade edilmeli

Bu şekilde eylemlere katılanlar, eylemlerde yaralanan, hayatını kaybedenlerin yakınları hatta bankamatik ve benzin kuyruklarında bekleyenler bile kendilerini daha güvende hissedeceklerdir.
Atilla Kaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.